Kafeinsiz Türk Kahvesi
Türk kahvesi, dünya çapında benzersiz pişirme yöntemi ve yoğun aromasıyla bilinen geleneksel bir kahve türü. (Başka milletler ne kadar bu yöntemi de sahiplenip Yunan kahvesi, Kıbrıs kahvesi, Lübnan kahvesi dese de hala Dünya genelinde Türk kahvesi olarak biliniyor.) Türk kahvesi yaklaşık 1 fincanda 65mg kafein barındırıyor. Ancak, herkes kafein tüketmek istemiyor ya da kafeine duyarlılığı olan kişiler, kafeinsiz kahveyi tercih edebiliyor. İşte burada önemli bir soru ortaya çıkıyor: Her kafeinsiz kahve, kafeinsiz Türk kahvesi yapımına uygun mudur? Cevap net bir şekilde hayır! Peki neden? Beany’nin hızlı koşan kuşu şimdi size detaylıca anlatacak, kahveniz hazırsa başlıyorum 😉
Kahvenin Doğasındaki Asit-Ekşilik ve Tat Dengesi
Kahve aslında kiraz çekirdeği gibi bir meyve çekirdeğidir ve her doğal meyve çekirdeği gibi içinde kendine özgü bir asit dengesi barındırır. Ancak bu asidite, her demleme yönteminde aynı sonucu vermez. Türk kahvesi gibi yüksek ısı ile pişirilen bir yöntem, kahvenin içindeki asiditeyi ve tatları daha fazla ortaya çıkarır. Eğer bir kahvenin asiditesi çok yüksekse, kafeinsiz Türk kahvesi olarak demlendiğinde istenmeyen ekşi tatlar oluşabilir. Daha önceki yazılarımızda (okuduğunuzu düşünerek) belirttiğimiz üzere, kahve kavrumu arttıkça asidite azalıyordu. Yani açık kavrum kahveler ile Türk kahvesi yapıldığında ekşiliği daha çok hissedersiniz.
Kafeinsizleştirme Yöntemleri ve Türk Kahvesine Etkileri
Kahveyi kafeinsiz hale getirmek için farklı yöntemler kullanılır. Bu yöntemler, kahvenin tat profiline doğrudan etki eder ve özellikle Türk kahvesi yapımında büyük farklar yaratır. Çekirdekte kimyasal kalan yöntemler Türk kahvesi olarak pişirildiğinde bu kimyasal tadını arttırır ve mideyi rahatsız edebilecek seviyede tat bozukluğu ortaya çıkarır.
Kafeinsizleştirme Yöntemleri
Kahvenin yetiştirildiği yere, rakıma ve cinsine göre tat farklılıkları sunduğunu biliyoruz. Peki kafeinsiz kahvenin tadı neye göre değişiyor ? Tabiiki kafeinsizleştirme yöntemine göre. Kafeinsiz kahve 1900’lerde bulunduğundan beri gelişimine devam eden kafeinsizleştirme işleminin dünyada uygulanan 3 yöntemi bulunuyor;
1. Su ile kafeinsizleştirme: Swiss Water Yöntemi
En doğal ve çevre dostu yöntemlerden biri olan Swiss Water, sadece suyun ve biraz da sabrın gücüne dayanan bir sistem. Yeşil kahve çekirdeklerinin, özel bir su tankında bekletilerek su alıp şişmesi sağlanıyor. Ardından, bu çekirdekler sıcak suyla yıkanıyor. Su, çekirdeklerin içindeki kafeini çözüyor ve dışarı taşıyor. Bu yöntemde hiçbir kimyasal kullanılmıyor, bu da onu sağlık bilincine sahip kahve severler için mükemmel bir seçenek haline getiriyor. Bilinmesi gereken bir başka mesele ise Swiss-Water adının bir şirkete ait olması. Yani bu yöntem ile kafeinsizleştirilen bir çok kahve bulunuyor ancak hepsinin adı marka adı kullanım hakkından dolayı Swiss Water olarak geçmiyor. Sel*ak ve cep mendilleri arasındaki ilişki gibi düşünebiliriz, bilinen marka adı artık ürünün adı ile anılır hale gelmiş. SwissWater yöntemi diğer yöntemlere göre daha sağlıklı olarak bilinse de su tüketimi diğer yöntemlere göre çok daha fazladır. Genelde su ile kafeinsizleştirme yapan tesisler Meksika ve Colombia çekirdeklerini kullanır ve neredeyse tamamı Avrupa’da yer alır. Beany olarak biz her yöntemle içilebilen bir kahve elde etmek için bu yöntemle üretilen çekirdekleri kavuruyoruz. Eğer bu yöntem ile kafeinsizleştirilmiş bir kahve arayışınız varsa Cold Brew’dan Türk kahvesine kadar geniş bir kullanım alanı olan Kafeinsiz Kahvemizi deneyebilirsiniz.
2. Karbondioksit ile kafeinsizleştirme
Kahve ar-ge merkezlerinin kahve endüstrisine kattığı diğer yöntem ise karbondioksit ile çözme. Bu yöntemde, yüksek basınç altında sıvılaştırılmış karbondioksit, yeşil kahve çekirdekleri ile ağzı kapalı bir tankerde buluşturulur. Ardından sıvı karbondioksitin ham kahve çekirdekleri tarafından emilmesi beklenir (Tıpkı üstte bahsettiğimiz yöntem gibi). Karbondioksit, kafeini çözerek dışarı çıkarır. Bu işlem, kahvenin aromasını ve lezzetini kısmen korur. Hem etkili hem de çevre dostu bir yöntem olarak sıkça kullanılan bir yöntemdir. Yeşil logolu bilindik kahvecide sunulan kafeinsiz kahve bu yöntemle kafeinsizleştirilmiştir. Çoğunlukla bu yöntemle üretilen kahveler filtre kahve ve Espresso olarak tüketime sunulur. Genelde dünyada bu yöntemi uygulayan tesisler Güney Amerika ve Asya çekirdeklerini kullanır.
3. Kimyasal Solventler: Üzücü ve etkili
Kafeinsizleştirme sürecinde en sık kullanılan yöntem ise kimyasal solventlerdir. Solvent diğer kimyasallarda olduğu gibi burada da çözücü olarak kullanılır. Metilen klorit veya etil asetat gibi kimyasallar, kafeini çözerek kahveden uzaklaştırıyor. Metilen klorit ülkemizde endüstriyel gıda alanında diklorometan adıyla kullanılıyor. Etil asetat ise hem çay hem kahvenin kafeinini çözmekte kullanılıyor, ucuz ve düşük toksik tepki verdiği için maalesef kullanımı çok yaygın (Aynı zamanda oje çıkarırı asetonlarda da kullanılıyor). Bu yöntem, hızlı ve etkili olmasına rağmen, bazı medikal tartışmaları da ortaya çıkarıyor. Ancak, fiyat bazlı bir dünyada yaşadığımız için hala en yaygın yöntem bu. Bu yöntemle yapılan kafeinsiz kahveler genelde filtre kahve olarak satılır, bunun sebebi ise daha fazla su ile birlikte kimyasal tadını geri plana atmaktır. Bu yöntemi kullanan firmalar dünyanın her bölgesin yer almaktadır ancak genelde ülkemize bu yöntemle kafeinsizleştirilen Guetamala kahvesi gelmektedir.
İyi bilgi: Bu yöntemlerin tamamında elde edilen kafein, suyundan arındırılarak toz veya küçük kristaller halinde “saf kafein” adıyla satılır ve bu ürünü bir çok gıda firması içeceklerinde kullanmak için satın alır.
Swiss Water yöntemi neden Kafeinsiz Türk Kahvesi için daha iyi?
Türk kahvesi, diğer demleme yöntemlerinden farklı olarak kahve çekirdeğinin kavrulduktan sonra tekrar bir ısı verilerek piştiği tek yöntemdir. Bu, kahvenin içindeki tüm tatları daha da belirgin hale getirir. Eğer bir kafeinsiz kahve, yanlış asidite seviyesine sahipse, Türk kahvesi olarak demlendiğinde istenmeyen ekşi veya acı tatları daha fazla ön plana çıkacaktır. Eğer kafeinsiz kahveniz bir kimyasal tat barındırıyorsa Türk kahvesi olarak içtiğinizde damağınızı rahatsız edecektir.
Kavrum Seviyesinin Türk Kahvesine Etkisi
Kahvede asidite, kavrum seviyesi ile doğrudan ilişkilidir. Ne kadar koyu kavrulursa, asidite o kadar azalır. 2 paragraf önce de söylemiştik ama tekrarda fayda vardır. Kavrum esnasında önce meyvemsi ekşi tatlar, sonra baharat tatları, en son kaybedilen aromalar kakao ve fındık aromalarıdır. Bizim kafeinsiz kahvemizin kavrum tarzında kakao, fındık, pekmez tadına benzer aromalar ortaya çıkar. Telve ve köpük ise kavrumdan çok tazelik, öğütüm kalitesi ve suyun kireç oranına bağlıdır.
Açık Kavrum Kafeinsiz Kahveler Neden Kafeinsiz Türk Kahvesi Olmaya Uygun Değil?
Açık kavrum kafeinsiz kahveler, özellikle meyvemsi ve çiçeksi tatlarıyla bilinen kahve çekirdeklerinde, Türk kahvesi yapımında istenmeyen ekşi tatların ortaya çıkmasına neden olabilir. Eğer bir kafeinsiz kahve yeterince koyu kavrulmamışsa, Türk kahvesi yapıldığında hem acı hem de ekşi bir tat elde edilebilir. Açık kavrum kafeinsiz kahveler aynı şekilde Espresso ve moka pot için de uygun sayılmaz. Bunlar yerine filtre kahve olarak demlenmesini öneririz. Eğer elinizde açık kavrum kahveniz varsa ve ekşiliği yüksek geliyorsa kahvenizi daha kalın öğüterek çözünme miktarını azaltabilirsiniz.
Kafeinsiz Türk Kahvesi İçin Doğru Çekirdek Seçimi
Her kahve çekirdeği, Türk kahvesine uygun değildir. Özellikle Afrika kökenli kahve çekirdekleri, meyvemsi tat profiline sahip olduğu için Türk kahvesinde alışık olmadığımız tatlar ortaya çıkabilir. Hepimizi Türk kahvesini öğreten Efendi veya Dünya’lı markalarda sunulan Türk kahveleri Güney Amerika’dan getirilmektedir.
Afrika kahveleri genellikle yüksek asiditeli ve meyvemsi tat profiline sahiptir. Bu tür kahveler filtre kahve ve kısmi kullanımda Espresso gibi yöntemlerde güzel sonuç verebilir, ancak Türk kahvesi gibi pişirilen kahve yöntemlerinde rahatsız eden ekşi bir tat verebilir.
Meksika ve Kolombiya Kahvelerinin Artıları
Beany Coffee olarak, ülkemize gelen kahve seçkisine göre kafeinsiz kahvemizi Meksika veya Kolombiya kahve çekirdeklerinden üretiyoruz. (Yeterince büyürsek kendi çekirdeğimizi de getireceğiz, Söz! ) Bu çekirdekler daha düşük asiditeli, tatlı ve dengeli aromaya sahip oldukları için Türk kahvesi yapımına çok daha uygun oluyor. Standart kafeinli kahvelerde de Güney Amerika kahvelerinden Brezilya Rio Minas veya Brezilya Fine Santos kullanılır. Ancak bu yöre kahvelerinin kafeinsiz hali sunulmamaktadır.
Beany Coffee’nin Kafeinsiz Türk Kahvesi Neden Diğerlerinden Farklı?
Atölyemiz olarak, en iyi kafeinsiz Türk kahvesi deneyimini müşterilerimize sunabilmek için yoğun çaba gösteriyoruz.
- 9/10 Kavrum Puanı ile Mükemmel Kafeinsiz Türk Kahvesi Deneyimi: Yoğun kavrum ile istenmeyen ekşilik yok. Alışılmış Türk kahvesi deneyimi.
- Kakao ve Fındık Notaları ile Dengeli Tat Profili: Kahvenin doğal aromasını kaybetmeden yumuşak bir içim sunar.
- Swiss Water Yöntemi ile Kimyasalsız Kafeinsizleştirme: Kimyasal kalıntı olmadan saf ve doğal bir tat.
- Her zaman taze kavrum: Kafeinsiz kahvemizi her ay 2 kere kavurmaktayız. Yani satın aldığınız kahve en fazla 15 gün önce kavrulmuş olacaktır. Marketlerde gördüğümüz kahveler genellikle üretim bandından çıktıktan 2-3 ay sonrasında satışa girmektedir.
- Bonus: Türk kahvesine aşırı düşkün olmamız: Ekip ortalamasını alacak olursak her gün kişi başı 5-6 bardağa yakın Türk kahvesi içiyoruz. Bunun yarısı kafeinsiz oluyor. Diğer kahveleri de seviyoruz ama Türk kahvesi bizde bambaşka bir yerde <3.
Beany Coffee Kafeinsiz Türk Kahvesi Satın Alın!
Yazının burasına kadar geldiyseniz, Türk kahvesini en az bizim kadar seviyorsunuz demektir!
Size özel %15 indirim fırsatını kaçırmayın. **BLOG15** kodunu kullanarak kafeinsiz Türk kahvemizi indirimli alın!
